- Konu Yazar
- #1
Yapay zekanın hayatımıza ne zaman girdiğini soruyorsanız, aslında bu sorunun pek çok cevabı var. Yani, tam olarak bir tarih vermek zor. 1950'lerde bilgisayarların ilk ortaya çıkmasıyla birlikte, bu kavramın temelleri atılmaya başlandı. O dönemler, insanın düşünce süreçlerini taklit etmeye çalışan makinelerin hayalleriyle doluydu. Bugün baktığımızda, o günlerden çok uzaklaştık. Hani şu herkesin aklında olan o “robotlar” hikayeleri var ya, işte o zamanlardan itibaren insanların kafasında şekillenmeye başladı.
Sonra 1980'lerde, yapay zeka daha da gündeme geldi. Uzun bir süre bekleyişin ardından, 90'ların sonunda internetin yükselişiyle birlikte işler iyice değişti. Herkes bilgisayarları kullanmaya başlamıştı ve bilgiye erişim çok daha kolay hale gelmişti. O dönemde, internetin hayatımıza girmesiyle insanlar arasındaki etkileşim de arttı. Yapay zeka, yavaş yavaş hayatımızın içine sızmaya başladı. Ama o zamanlar, en basit uygulamaları bile kullanmak bir hayli zordu. Hani şu eski bilgisayar oyunları var ya, işte onlarla başladı her şey…
2000'lerin başlarına geldiğimizde, akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle beraber yapay zeka, bir anda herkesin diline dolandı. “Siri” ilk kez insanlarla konuşmaya başladığında, çoğumuz şaşırmıştık. O zamanlar, bu teknolojinin nereye kadar gideceğini kimse tahmin edemedi. Yani, sadece bir sesli asistan olarak başladı ama şimdi neredeyse her şeyin içinde var. Kendimizi bir anda yapay zeka çağında bulduk. Hatta öyle bir hale geldi ki, bazen “Acaba bu teknoloji bizimle mi oynuyor?” diye düşünmeden edemiyoruz.
Bugün, yapay zeka hayatımızın her alanında. Alışveriş yaparken, sosyal medya kullanırken, hatta sağlık alanında bile karşımıza çıkıyor. Bazen ürün önerileri sunarken, bazen de sağlık durumumuzu analiz ederken… Günlük hayatta o kadar çok yer kaplamaya başladı ki, artık çoğumuz bunun farkında bile değiliz. Yani, sürekli yanımızda. Ama bu teknolojinin arka planında neler olup bittiğini pek düşünmüyoruz, değil mi? Hani “ne kadar iyi, ne kadar kötü?” diye sorgulamak lazım tabii…
Sonuç olarak, yapay zeka hayatımızın bir parçası haline geldi. Tarihine bakarsak, yavaş yavaş hayatımıza sızdığını görebiliyoruz. Ama şimdi, o kadar yaygın ki, belki de en büyük devrimlerden birini yaşıyoruz. Gelecekte bizi nelerin beklediğini düşünmeden edemiyorum. Yani, belki de bu sadece bir başlangıç…
Sonra 1980'lerde, yapay zeka daha da gündeme geldi. Uzun bir süre bekleyişin ardından, 90'ların sonunda internetin yükselişiyle birlikte işler iyice değişti. Herkes bilgisayarları kullanmaya başlamıştı ve bilgiye erişim çok daha kolay hale gelmişti. O dönemde, internetin hayatımıza girmesiyle insanlar arasındaki etkileşim de arttı. Yapay zeka, yavaş yavaş hayatımızın içine sızmaya başladı. Ama o zamanlar, en basit uygulamaları bile kullanmak bir hayli zordu. Hani şu eski bilgisayar oyunları var ya, işte onlarla başladı her şey…
2000'lerin başlarına geldiğimizde, akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle beraber yapay zeka, bir anda herkesin diline dolandı. “Siri” ilk kez insanlarla konuşmaya başladığında, çoğumuz şaşırmıştık. O zamanlar, bu teknolojinin nereye kadar gideceğini kimse tahmin edemedi. Yani, sadece bir sesli asistan olarak başladı ama şimdi neredeyse her şeyin içinde var. Kendimizi bir anda yapay zeka çağında bulduk. Hatta öyle bir hale geldi ki, bazen “Acaba bu teknoloji bizimle mi oynuyor?” diye düşünmeden edemiyoruz.
Bugün, yapay zeka hayatımızın her alanında. Alışveriş yaparken, sosyal medya kullanırken, hatta sağlık alanında bile karşımıza çıkıyor. Bazen ürün önerileri sunarken, bazen de sağlık durumumuzu analiz ederken… Günlük hayatta o kadar çok yer kaplamaya başladı ki, artık çoğumuz bunun farkında bile değiliz. Yani, sürekli yanımızda. Ama bu teknolojinin arka planında neler olup bittiğini pek düşünmüyoruz, değil mi? Hani “ne kadar iyi, ne kadar kötü?” diye sorgulamak lazım tabii…
Sonuç olarak, yapay zeka hayatımızın bir parçası haline geldi. Tarihine bakarsak, yavaş yavaş hayatımıza sızdığını görebiliyoruz. Ama şimdi, o kadar yaygın ki, belki de en büyük devrimlerden birini yaşıyoruz. Gelecekte bizi nelerin beklediğini düşünmeden edemiyorum. Yani, belki de bu sadece bir başlangıç…