- Konu Yazar
- #1
Bugünlerde herkesin dilinde bir kelime var: Yapay zeka, ya da kısaca AI. Yani, hani şu bilgisayarların insan gibi düşünmesini sağlayan o muazzam teknoloji. Peki, bu teknoloji gerçekten hayatımızı kolaylaştırıyor mu, yoksa kimin sesini kısıp, kimin sesini yükseltiyor? Cevaplar, bazen oldukça ilginç olabiliyor.
Gerçekten de, AI bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer yandan bazı sesleri bastırıyor gibi görünüyor. Örneğin, sosyal medya algoritmaları, belirli içeriklerin görünürlüğünü artırırken, bazı sesler adeta yok oluyor. Yani, o bağımsız düşünceleri olan insanların paylaşımları, algoritmaların pek de hoşlanmadığı bir şekilde kaybolup gidiyor. Ne de olsa, her şey bir sistem içinde dönüyor ve sistem bazen... bazen pek adil davranmıyor.
Bir düşünsenize, bir gün sosyal medyada bir fotoğraf paylaştınız. Hemen birkaç beğeni geldi, ardından sessizlik. Neden? Çünkü algoritmalar, sizin sesinizi, belki de o gün daha çok beğeni alacak başka bir sesle değiştirmeyi tercih etti. Yani, bazen seslerinizi yükseltmek için çabalarken, arka planda başka bir sesi kısıyor olabilirsiniz. Düşünmek bile tuhaf!
AI, bazen o kadar insani bir şekilde karar veriyor ki, insanları nasıl etkilediğini tam olarak kestirmek zor. Bu teknoloji, kullanıcıların ilgi alanlarına göre içerikleri filtreliyor. Ama, hani bazen şöyle düşünmüyor musunuz? “Ben bu konuyu da merak ediyorum!” İşte o zaman AI devreye giriyor ve “Hayır, bu senin ilgi alanın değil” diyerek sizi sınırlıyor. Vallahi billahi, bir zamanlar daha özgürdük sanki...
Bir başka açıdan bakarsak, ses kısıcı etkiler yalnızca sosyal medyada değil, iş dünyasında da karşımıza çıkıyor. AI, iş süreçlerini optimize etmek adına bazı işlerin otomatikleşmesini sağlarken, bazı iş gücünü de azaltıyor. Yani, bir nevi “iş gücü kısıtlaması” yapıyor. O kadar çok verimlilik sağlıyor ki, işten çıkarılan insanların sesleri adeta kaybolup gidiyor. “Ben de buradayım, beni duyun!” diye haykıran o sesler, sistemin gölgesinde kalıyor.
Peki, bu durum nereye kadar sürecek? İnsanların seslerini kısıp, yapay zekanın sesini yükselten bu sistem, ne zaman dengeyi bulacak? Kim bilir? Belki de gelecekte, yapay zeka ve insan sesi arasında bir denge kurmak mümkün olacak. O zamana kadar, kendi sesimizi duyurmak için daha fazla çaba göstermemiz gerekecek.
Sonuç olarak, AI bugünün dünyasında kimin sesini kısıyor sorusunun cevabı oldukça karmaşık. Herkesin bir şeyler söylemek istediği, ama bazı seslerin kısıldığı bu ortamda, belki de en önemli olan şey, kendi sesimizi bulmak ve onu duyurmak. Sonuçta, her bireyin bir hikayesi var ve bu hikaye, bir şekilde dinlenmeyi hak ediyor...
Gerçekten de, AI bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer yandan bazı sesleri bastırıyor gibi görünüyor. Örneğin, sosyal medya algoritmaları, belirli içeriklerin görünürlüğünü artırırken, bazı sesler adeta yok oluyor. Yani, o bağımsız düşünceleri olan insanların paylaşımları, algoritmaların pek de hoşlanmadığı bir şekilde kaybolup gidiyor. Ne de olsa, her şey bir sistem içinde dönüyor ve sistem bazen... bazen pek adil davranmıyor.
Bir düşünsenize, bir gün sosyal medyada bir fotoğraf paylaştınız. Hemen birkaç beğeni geldi, ardından sessizlik. Neden? Çünkü algoritmalar, sizin sesinizi, belki de o gün daha çok beğeni alacak başka bir sesle değiştirmeyi tercih etti. Yani, bazen seslerinizi yükseltmek için çabalarken, arka planda başka bir sesi kısıyor olabilirsiniz. Düşünmek bile tuhaf!
AI, bazen o kadar insani bir şekilde karar veriyor ki, insanları nasıl etkilediğini tam olarak kestirmek zor. Bu teknoloji, kullanıcıların ilgi alanlarına göre içerikleri filtreliyor. Ama, hani bazen şöyle düşünmüyor musunuz? “Ben bu konuyu da merak ediyorum!” İşte o zaman AI devreye giriyor ve “Hayır, bu senin ilgi alanın değil” diyerek sizi sınırlıyor. Vallahi billahi, bir zamanlar daha özgürdük sanki...
Bir başka açıdan bakarsak, ses kısıcı etkiler yalnızca sosyal medyada değil, iş dünyasında da karşımıza çıkıyor. AI, iş süreçlerini optimize etmek adına bazı işlerin otomatikleşmesini sağlarken, bazı iş gücünü de azaltıyor. Yani, bir nevi “iş gücü kısıtlaması” yapıyor. O kadar çok verimlilik sağlıyor ki, işten çıkarılan insanların sesleri adeta kaybolup gidiyor. “Ben de buradayım, beni duyun!” diye haykıran o sesler, sistemin gölgesinde kalıyor.
Peki, bu durum nereye kadar sürecek? İnsanların seslerini kısıp, yapay zekanın sesini yükselten bu sistem, ne zaman dengeyi bulacak? Kim bilir? Belki de gelecekte, yapay zeka ve insan sesi arasında bir denge kurmak mümkün olacak. O zamana kadar, kendi sesimizi duyurmak için daha fazla çaba göstermemiz gerekecek.
Sonuç olarak, AI bugünün dünyasında kimin sesini kısıyor sorusunun cevabı oldukça karmaşık. Herkesin bir şeyler söylemek istediği, ama bazı seslerin kısıldığı bu ortamda, belki de en önemli olan şey, kendi sesimizi bulmak ve onu duyurmak. Sonuçta, her bireyin bir hikayesi var ve bu hikaye, bir şekilde dinlenmeyi hak ediyor...