- Konu Yazar
- #1
Her sabah, güne uyanırken aklımda bir sürü düşünce var. Bugün ne yapacağım, hangi projeye odaklanmalıyım? Ama bir şey var ki, bu düşüncelerin çoğu kafamda kaybolup gidiyor. İşte o an, ses kaydı yapmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlıyorum. Ücretsiz speech-to-text araçları var ya, hayatımı gerçekten değiştiren şeylerden biri… Yani, kendi sesimi kaydedip, bunu metne dönüştürmek, düşüncelerimi daha düzenli bir hale getiriyor. Vallahi billahi, bazen bu aletler beni kelimelere boğuyor.
O gün, yazmayı düşündüğüm bir makale hakkında aklımda birkaç fikir belirdi. Ama bir türlü kaleme dökemediğim için sinirlenip durdum. O sırada, bilgisayarımda bir ücretsiz speech-to-text aracını açtım. Hızla konuşmaya başladım. Düşüncelerim, kelimelere dönüşürken kendimi o kadar rahat hissettim ki. Bir yandan konuşuyor, diğer yandan kelimelerin ekrana akışını izliyordum. Bu, zihinsel bir boşalma gibiydi. Gerçekten de bazen sadece konuşarak, içimdeki karmaşayı çözmek mümkün…
Bir arkadaşım vardı, sürekli yazı yazarken zorlandığını söylerdi. Onun için bu tür araçlar bir kurtuluş gibi. Bir gün, ona bu ücretsiz araçları önerdim. "Denemelisin!" dedim, "Neden olmasın ki?" İlk başta tereddüt etti ama sonunda denedi ve sonuç mu? Evet, tam anlamıyla bir devrim yaşadı. Kendi sesini duyup, metne dönüşmesini izlemek ona farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hatta aynı zamanda yazarlık yeteneğini geliştirdiğini bile söyledi. Kim bilir, belki de bu araçlar sayesinde daha fazla yazı yazacak...
Gerçekten de, bu araçların sunduğu kolaylıklar bir yana, içinde bulundukları teknoloji harikasıyla da dikkat çekiyorlar. Bazı günler, insan kendini ifade etmekte zorlanabiliyor. Ama sesini kaydedip, o anı kelimelere dökmek, sanki bir dostla sohbet etmek gibidir. Bazen de, aklımda bir fikir canlandığında hemen kaydetmek için telefona sarılıyorum ve…
Zamanla, bu araçların ne kadar geliştiğini fark ediyorsunuz. Ses tanıma teknolojisi artık o kadar ilerledi ki, sesinizin tonunu, vurgularınızı ve hatta duraksamalarınızı bile algılıyor. Gerçekten de, bir insanın konuşmasını bu kadar doğru bir şekilde yazıya dökmek, oldukça etkileyici. Düşünsenize, bir yanda düşünceleriniz, diğer yanda onları yazıya döken bir teknoloji… Bazen, "Acaba bu aletler düşüncelerimi benden daha iyi mi anlıyor?" diye düşünüyorum.
Ama bu araçların sunduğu şey, sadece pratiklik değil. Bir tür özgürlük hissi… Kendi sesimi duyarken, düşüncelerimin gerçek bir yansımasını görmek, sanki yazmanın getirdiği o meşakkatli sürecin yükünü alıyor üzerimden. Yani, bir yandan yazı yazarken düşüncelerimi sıralarken, diğer yandan içsel bir yolculuğa çıkıyorum. Bu deneyimi yaşamak, günümüz dünyasında oldukça önemli ve özel bir şey…
Sonuç olarak, eğer siz de zaman zaman düşüncelerinizin kaybolup gitmesinden yakınıyorsanız, ücretsiz speech-to-text araçlarını denemelisiniz. Belki de onların yardımıyla, içinizdeki kelimeleri yeniden keşfedeceksiniz. Hadi, bir şans verin. Kim bilir, belki de hayatınızı değiştirecek bir deneyimle karşılaşacaksınız…
O gün, yazmayı düşündüğüm bir makale hakkında aklımda birkaç fikir belirdi. Ama bir türlü kaleme dökemediğim için sinirlenip durdum. O sırada, bilgisayarımda bir ücretsiz speech-to-text aracını açtım. Hızla konuşmaya başladım. Düşüncelerim, kelimelere dönüşürken kendimi o kadar rahat hissettim ki. Bir yandan konuşuyor, diğer yandan kelimelerin ekrana akışını izliyordum. Bu, zihinsel bir boşalma gibiydi. Gerçekten de bazen sadece konuşarak, içimdeki karmaşayı çözmek mümkün…
Bir arkadaşım vardı, sürekli yazı yazarken zorlandığını söylerdi. Onun için bu tür araçlar bir kurtuluş gibi. Bir gün, ona bu ücretsiz araçları önerdim. "Denemelisin!" dedim, "Neden olmasın ki?" İlk başta tereddüt etti ama sonunda denedi ve sonuç mu? Evet, tam anlamıyla bir devrim yaşadı. Kendi sesini duyup, metne dönüşmesini izlemek ona farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hatta aynı zamanda yazarlık yeteneğini geliştirdiğini bile söyledi. Kim bilir, belki de bu araçlar sayesinde daha fazla yazı yazacak...
Gerçekten de, bu araçların sunduğu kolaylıklar bir yana, içinde bulundukları teknoloji harikasıyla da dikkat çekiyorlar. Bazı günler, insan kendini ifade etmekte zorlanabiliyor. Ama sesini kaydedip, o anı kelimelere dökmek, sanki bir dostla sohbet etmek gibidir. Bazen de, aklımda bir fikir canlandığında hemen kaydetmek için telefona sarılıyorum ve…
Zamanla, bu araçların ne kadar geliştiğini fark ediyorsunuz. Ses tanıma teknolojisi artık o kadar ilerledi ki, sesinizin tonunu, vurgularınızı ve hatta duraksamalarınızı bile algılıyor. Gerçekten de, bir insanın konuşmasını bu kadar doğru bir şekilde yazıya dökmek, oldukça etkileyici. Düşünsenize, bir yanda düşünceleriniz, diğer yanda onları yazıya döken bir teknoloji… Bazen, "Acaba bu aletler düşüncelerimi benden daha iyi mi anlıyor?" diye düşünüyorum.
Ama bu araçların sunduğu şey, sadece pratiklik değil. Bir tür özgürlük hissi… Kendi sesimi duyarken, düşüncelerimin gerçek bir yansımasını görmek, sanki yazmanın getirdiği o meşakkatli sürecin yükünü alıyor üzerimden. Yani, bir yandan yazı yazarken düşüncelerimi sıralarken, diğer yandan içsel bir yolculuğa çıkıyorum. Bu deneyimi yaşamak, günümüz dünyasında oldukça önemli ve özel bir şey…
Sonuç olarak, eğer siz de zaman zaman düşüncelerinizin kaybolup gitmesinden yakınıyorsanız, ücretsiz speech-to-text araçlarını denemelisiniz. Belki de onların yardımıyla, içinizdeki kelimeleri yeniden keşfedeceksiniz. Hadi, bir şans verin. Kim bilir, belki de hayatınızı değiştirecek bir deneyimle karşılaşacaksınız…