- Konu Yazar
- #1
Bugünlerde yapay zeka konuşuldukça konuşuluyor. Her yerde, her şeyde. Ama bir yandan da bu kadar yaygınlaşması, beraberinde bazı endişeleri getirmiyor mu? Veri gizliliği meselesi, bu teknolojinin hayatımızda yer kaplamasıyla iyice karmaşık bir hale geldi. Gerçekten de bu yapay zekalar, bizim özel bilgilerimizi ihlal ediyor mu? Gözümüzü açıp bakmamız gereken bir durum.
Geçtiğimiz günlerde, bir arkadaşımın başına gelen bir olayı dinlerken, işin ciddiyetini bir kez daha hissettim. Sosyal medyada paylaşılan bir gönderi, aniden onunla ilgili bir reklamın çıkmasına neden oldu. Nasıl yani, dedim; sen o konuda en son ne zaman konuştun? “Abi, geçen gün bir arkadaşla muhabbet ettik. Kısa bir sohbetti, o kadar!” dedi. İşte o an düşündüm ki, bu yapay zeka, gerçekten bizi dinliyor mu? Yoksa sadece rastlantı mı?
Geçmişte gazeteci olarak edindiğim deneyimler, beni daha dikkatli olmaya yöneltti. Herkesin hayatını kolaylaştıran bu teknolojilerin, arka planda ne tür verileri topladığını bilmek zorundayız. Bir an için düşün; telefonlarımızda hangi uygulamaları kullanıyoruz? Hangi bilgileri paylaşıyoruz? “Bunlar benlik değil,” diyenlerin bile, bir şekilde verilerini verdiğini fark etmesi lazım. Gerçekten dikkat etmeliyiz.
Bir başka mesele de, bu verilerin nasıl kullanıldığı. Yapay zeka, bize daha iyi hizmet vermek için tasarlanmış olabilir ama bu, aynı zamanda kötü niyetli kullanımlara da kapı aralıyor. Bugün, en basit bir uygulama bile sizin davranışlarınızı analiz edip, buna göre hareket edebiliyor. Yani, belki de seninle ilgili bir şeyleri biliyorlar...
Düşünmek bile korkutucu, değil mi? Kimi zaman, akşamları yalnız kaldığımda, bu teknolojilerin hayatımda nasıl bir yer kapladığını sorguluyorum. Geçenlerde bir haber okudum; sosyal medya platformları, kullanıcıların alışkanlıklarını takip ediyor. “Sonuçta bu, benim için iyi bir şey,” diyenler var. Ama ya bir gün bu iyi niyet kötüye kullanılırsa? İşte o zaman iş işten geçebilir.
Sürekli güncellenen bilgiler arasında kaybolmak çok kolay. Mesela, her gün yeni bir gizlilik politikası görmekten bıktım artık. Yakın zamanda bir uygulama, kullanıcılara “Biz sizin verilerinizi satmayız,” diye güvence vermeye çalıştı. Ama bunun ne kadar doğru olduğunu tartışmak bile zor. Kendi verilerini korumak için kullanıcıların daha dikkatli olması gerektiği bir dönemdeyiz. İyi bir fikir mi, yoksa sadece bir pazarlama taktiği mi?
Sonuç olarak, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte veri gizliliği ihlalleri konusunda daha bilinçli olmalıyız. Herkesin bu konularda kendini eğitmesi, daha fazla bilgi edinmesi lazım. “Benim için bir şey olmaz,” demek, bence en tehlikeli yaklaşım. Herkesin bir gün bu durumla yüzleşme ihtimali var. O yüzden, belki de bu konuda daha fazla konuşmalıyız...
Geçtiğimiz günlerde, bir arkadaşımın başına gelen bir olayı dinlerken, işin ciddiyetini bir kez daha hissettim. Sosyal medyada paylaşılan bir gönderi, aniden onunla ilgili bir reklamın çıkmasına neden oldu. Nasıl yani, dedim; sen o konuda en son ne zaman konuştun? “Abi, geçen gün bir arkadaşla muhabbet ettik. Kısa bir sohbetti, o kadar!” dedi. İşte o an düşündüm ki, bu yapay zeka, gerçekten bizi dinliyor mu? Yoksa sadece rastlantı mı?
Geçmişte gazeteci olarak edindiğim deneyimler, beni daha dikkatli olmaya yöneltti. Herkesin hayatını kolaylaştıran bu teknolojilerin, arka planda ne tür verileri topladığını bilmek zorundayız. Bir an için düşün; telefonlarımızda hangi uygulamaları kullanıyoruz? Hangi bilgileri paylaşıyoruz? “Bunlar benlik değil,” diyenlerin bile, bir şekilde verilerini verdiğini fark etmesi lazım. Gerçekten dikkat etmeliyiz.
Bir başka mesele de, bu verilerin nasıl kullanıldığı. Yapay zeka, bize daha iyi hizmet vermek için tasarlanmış olabilir ama bu, aynı zamanda kötü niyetli kullanımlara da kapı aralıyor. Bugün, en basit bir uygulama bile sizin davranışlarınızı analiz edip, buna göre hareket edebiliyor. Yani, belki de seninle ilgili bir şeyleri biliyorlar...
Düşünmek bile korkutucu, değil mi? Kimi zaman, akşamları yalnız kaldığımda, bu teknolojilerin hayatımda nasıl bir yer kapladığını sorguluyorum. Geçenlerde bir haber okudum; sosyal medya platformları, kullanıcıların alışkanlıklarını takip ediyor. “Sonuçta bu, benim için iyi bir şey,” diyenler var. Ama ya bir gün bu iyi niyet kötüye kullanılırsa? İşte o zaman iş işten geçebilir.
Sürekli güncellenen bilgiler arasında kaybolmak çok kolay. Mesela, her gün yeni bir gizlilik politikası görmekten bıktım artık. Yakın zamanda bir uygulama, kullanıcılara “Biz sizin verilerinizi satmayız,” diye güvence vermeye çalıştı. Ama bunun ne kadar doğru olduğunu tartışmak bile zor. Kendi verilerini korumak için kullanıcıların daha dikkatli olması gerektiği bir dönemdeyiz. İyi bir fikir mi, yoksa sadece bir pazarlama taktiği mi?
Sonuç olarak, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte veri gizliliği ihlalleri konusunda daha bilinçli olmalıyız. Herkesin bu konularda kendini eğitmesi, daha fazla bilgi edinmesi lazım. “Benim için bir şey olmaz,” demek, bence en tehlikeli yaklaşım. Herkesin bir gün bu durumla yüzleşme ihtimali var. O yüzden, belki de bu konuda daha fazla konuşmalıyız...