- Konu Yazar
- #1
Son zamanlarda herkesin dilinde bir kelime var: yapay zeka. Hani şu son teknoloji harikaları, işimizi kolaylaştıracak dedikleri ama bir yandan da korkutucu bir şey. Aslında, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle, iş gücü piyasasında ne gibi değişikliklerin olduğunu gözlemlemek gerek. İşte burada gelir adaletsizliği meselesi devreye giriyor. Vallahi billahi, bu konu pek çok insanı ilgilendiriyor. Zira, yapay zeka sayesinde bazı insanlar daha fazla zenginleşirken, bazıları için hayat daha da zorlaşıyor.
Birçok sektörde işlerin otomatikleşmesi, bazı mesleklerin kaybolması demek. Yani, eski usul çalışanlar bir kenara itilirken, teknolojiye ayak uyduranlar bir adım öne çıkıyor. Peki, bu adaletsizlik değil mi? Adamın biri sabah işe gidip akşam dönüyor, öteki ise bir bilgisayarın başında oturup milyonlar kazanıyor. Gelişen teknoloji, aslında bazılarını daha da yoksullaştırıyor. İş bulmak zorlaşıyor, mevcut işlerin kalitesi düşüyor. Nasıl bir dünya bu?
Yapay zeka uygulamaları, zengin ile fakir arasındaki uçurumu açıyor. Burada şunu unutmamak lazım: Teknolojinin gelişimi iyi bir şey ama bu gelişimin kime yaradığı önemli. Yani, birileri bu teknolojiyi kullanarak daha da zenginleşirken, diğerleri iş bulmakta zorlanıyor. Sonuçta, işsizlik oranları tavan yapıyor ve insanlar geçim derdine düşüyor. Sadece iş bulmak değil, mevcut işte de aynı şeyi yaşıyoruz. Bir makinaya karşı rekabet etmek zorunda kalmak... Zor bir durum.
Kendinizi bir anda işsiz bulduğunuzda, hâlâ bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştıracağını mı düşünüyorsunuz? Belki de her şeyin bir bedeli var. Yapay zeka, insan iş gücünün yerini alırken, toplumda bir eşitlik sağlamak yerine daha fazla adaletsizlik doğuruyor. Yani, aslında herkes için eşit bir fırsat sunmuyor. Bir grup, teknolojinin nimetlerinden faydalanırken, diğer grup geride kalıyor.
Sonuçta, bu durum karşısında ne yapmalıyız? Kendimizi geliştirmekten başka çaremiz yok. Teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Ancak bu, gelir adaletsizliğinin önüne geçmiyor. Bir tarafta zenginler, diğer tarafta yoksul insanlar… Bu dengenin bir an önce sağlanması şart. Belki de her bireyin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor. Düşünmeden edemiyor insan, bu gidişat nereye varacak?
Sonuç olarak, yapay zekanın getirdiği yenilikler bir yandan hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de, diğer yandan gelir adaletsizliği yaratıyor. Bu dengeyi sağlamak, toplumsal sorumluluklarımız arasında yer almalı. Zira, bu gidişatın nereye varacağını görmek için bir kahin olmaya gerek yok. Herkesin eşit şartlarda yaşaması, bu çağın en önemli meselelerinden biri…
Birçok sektörde işlerin otomatikleşmesi, bazı mesleklerin kaybolması demek. Yani, eski usul çalışanlar bir kenara itilirken, teknolojiye ayak uyduranlar bir adım öne çıkıyor. Peki, bu adaletsizlik değil mi? Adamın biri sabah işe gidip akşam dönüyor, öteki ise bir bilgisayarın başında oturup milyonlar kazanıyor. Gelişen teknoloji, aslında bazılarını daha da yoksullaştırıyor. İş bulmak zorlaşıyor, mevcut işlerin kalitesi düşüyor. Nasıl bir dünya bu?
Yapay zeka uygulamaları, zengin ile fakir arasındaki uçurumu açıyor. Burada şunu unutmamak lazım: Teknolojinin gelişimi iyi bir şey ama bu gelişimin kime yaradığı önemli. Yani, birileri bu teknolojiyi kullanarak daha da zenginleşirken, diğerleri iş bulmakta zorlanıyor. Sonuçta, işsizlik oranları tavan yapıyor ve insanlar geçim derdine düşüyor. Sadece iş bulmak değil, mevcut işte de aynı şeyi yaşıyoruz. Bir makinaya karşı rekabet etmek zorunda kalmak... Zor bir durum.
Kendinizi bir anda işsiz bulduğunuzda, hâlâ bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştıracağını mı düşünüyorsunuz? Belki de her şeyin bir bedeli var. Yapay zeka, insan iş gücünün yerini alırken, toplumda bir eşitlik sağlamak yerine daha fazla adaletsizlik doğuruyor. Yani, aslında herkes için eşit bir fırsat sunmuyor. Bir grup, teknolojinin nimetlerinden faydalanırken, diğer grup geride kalıyor.
Sonuçta, bu durum karşısında ne yapmalıyız? Kendimizi geliştirmekten başka çaremiz yok. Teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Ancak bu, gelir adaletsizliğinin önüne geçmiyor. Bir tarafta zenginler, diğer tarafta yoksul insanlar… Bu dengenin bir an önce sağlanması şart. Belki de her bireyin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor. Düşünmeden edemiyor insan, bu gidişat nereye varacak?
Sonuç olarak, yapay zekanın getirdiği yenilikler bir yandan hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de, diğer yandan gelir adaletsizliği yaratıyor. Bu dengeyi sağlamak, toplumsal sorumluluklarımız arasında yer almalı. Zira, bu gidişatın nereye varacağını görmek için bir kahin olmaya gerek yok. Herkesin eşit şartlarda yaşaması, bu çağın en önemli meselelerinden biri…