- Konu Yazar
- #1
AI blog siteleri, son zamanlarda popülerleşti ama birçoğu neden çökmeye yüz tutuyor? Gerçekten de, yapay zeka ile üretilen içerikler insanın ruhunu yansıtmıyor. Okuyucu, bir şeyleri hissetmek isterken, yapay bir soğuklukla karşılaşıyor. Yazının içinde kaybolmak yerine, robotik bir dille boğuluyorlar. Bu da, insanların ilgisini kaybetmesine neden oluyor.
Hadi biraz düşünelim. Bir blogda ne arıyoruz? Samimilik, içtenlik ve bir parça da mizah. Ama AI yazıları bu unsurları pek barındırmıyor. Okuyucu, içeriği okurken sanki bir makineyle sohbet ediyormuş gibi hissediyor. Oysa ki, bir blog, bir sohbet ortamı olmalı. Vallahi billahi, insanın içini açacak bir sıcaklık olmalı.
Bir başka sorun da, içeriklerin kalitesi. AI, belirli kalıplar üzerinden hareket ediyor. Aynı şeyleri tekrar edip duruyor. Yani, farklı konulara değinmek yerine, aynı temalar etrafında dönerken buluyoruz kendimizi. Sonuçta, okuyucu bir süre sonra sıkılıyor. O yüzden, özgünlük her zaman önemli. Farklı bakış açıları sunmak, insanın ruhuna hitap etmek gerekiyor.
Sıkça güncellenmeyen bloglar da bir başka tehlike. Güncel olaylardan uzak kalınca, okuyucu kendini yalnız hissediyor. Hem içerik hem de yazar arasında bir bağ kopuyor. Nasılsa, makine her an yeni şeyler üretebilir, ama insanın düşünceleri, deneyimleri ve gözlemleriyle zenginleşmeli. Bu bağ olmadan, okuyucu geri dönmeyi düşünmez bile.
Bir de SEO takıntısı var. Herkes, içeriklerini Google'a uygun hale getirmek derdinde. Ama bu, okuyucunun deneyimini göz ardı etmek demek. Okuyucu, Sonuç olarak, yapay zeka ile üretilen bloglar, insan dokusundan uzaklaştıkça, okuyucularını kaybetmeye mahkum. İçerikteki samimiyetsizlik, tekrar eden kalıplar ve güncellikten yoksunluk, bu blogların sonunu getiriyor. İnsan, insana hitap eden bir içerik arıyor. O yüzden, yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin, insan elinin ve kalbinin sıcaklığı her zaman bir adım önde olacak...
Hadi biraz düşünelim. Bir blogda ne arıyoruz? Samimilik, içtenlik ve bir parça da mizah. Ama AI yazıları bu unsurları pek barındırmıyor. Okuyucu, içeriği okurken sanki bir makineyle sohbet ediyormuş gibi hissediyor. Oysa ki, bir blog, bir sohbet ortamı olmalı. Vallahi billahi, insanın içini açacak bir sıcaklık olmalı.
Bir başka sorun da, içeriklerin kalitesi. AI, belirli kalıplar üzerinden hareket ediyor. Aynı şeyleri tekrar edip duruyor. Yani, farklı konulara değinmek yerine, aynı temalar etrafında dönerken buluyoruz kendimizi. Sonuçta, okuyucu bir süre sonra sıkılıyor. O yüzden, özgünlük her zaman önemli. Farklı bakış açıları sunmak, insanın ruhuna hitap etmek gerekiyor.
Sıkça güncellenmeyen bloglar da bir başka tehlike. Güncel olaylardan uzak kalınca, okuyucu kendini yalnız hissediyor. Hem içerik hem de yazar arasında bir bağ kopuyor. Nasılsa, makine her an yeni şeyler üretebilir, ama insanın düşünceleri, deneyimleri ve gözlemleriyle zenginleşmeli. Bu bağ olmadan, okuyucu geri dönmeyi düşünmez bile.
Bir de SEO takıntısı var. Herkes, içeriklerini Google'a uygun hale getirmek derdinde. Ama bu, okuyucunun deneyimini göz ardı etmek demek. Okuyucu, Sonuç olarak, yapay zeka ile üretilen bloglar, insan dokusundan uzaklaştıkça, okuyucularını kaybetmeye mahkum. İçerikteki samimiyetsizlik, tekrar eden kalıplar ve güncellikten yoksunluk, bu blogların sonunu getiriyor. İnsan, insana hitap eden bir içerik arıyor. O yüzden, yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin, insan elinin ve kalbinin sıcaklığı her zaman bir adım önde olacak...